Hayvan Davranışlarında Görülen Deprem Öncesi Anomaliler

Muhtemel Algı Mekanizmalarının Gözden Geçirilmesi

RUTH E. BUSKIRK[1], CLIFF FROHLICH, ve GARY V. LATHAM

Texas Üniversitesi, Austin, Deniz Bilimleri Enstitüsü, Galveston, Texas 77550

Deprem öncesi hayvan davranışlarında gözlendiği bildirilen anomalilerin güvenilirliğini belirlemek için, bu raporları hayvanların algılama eşikleri ile ilgili yakın zamanlarda yapılmış olan laboratuar deneyleriyle karşılaştırdık. Vardığımız sonuçlar, bazı hayvanların depremlerden önce meydana gelebilecek jeofiziksel uyaranları insanlardan çok daha fazla algılayabildiklerini göstermektedir. Bu jeofiziksel uyaranlar düşük frekanslı (50 Hz altında) sismik ve akustik dalgalar, elektrik alanı değişimleri ve koku uyaranlarıdır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar bazı balık ve kuş cinslerinin frekansı 40 Hz’den düşük seslere insanlardan daha duyarlı olduğunu, ve pek çok hayvanın da düşük frekanslı titreşimleri derileri yoluyla çok iyi algılayabildiklerini göstermiştir. Bazı balık cinsleri elektrik alanındaki 10-5 V/m mertebesindeki değişikliklere duyarlıdır ve bazı laboratuar memelileri de insanların fark edebildiğinden çok daha küçük alanlara tepki vermektedirler. Elektrik ve akustik uyaranlar açısından, deprem öncesi bildirilen jeofiziksel uyarıcılar depremden önce davranış anomalileri sergiledikleri bildirilen bazı hayvanların algılama sınırları içindedir. Ayrıca, küçük çatlaklardan salınan gazların yarattığı uyarıcılar da bazı hayvanlar tarafından depremden önce algılanabilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar bazı hayvan cinslerinin dikkat çekici koku hassasiyetlerini onaylamıştır, ancak jeokimyasal deprem habercileri ile kantatif  (sayısal) bir karşılaştırma henüz yapılmamıştır. Depremden önce oluşan manyetik alan değişimlerinin veya yüksek frekanslı (10 KHz üzerinde) seslerin deprem öncesinde hayvan davranışlarında anomalilere neden olduğunu gösteren delil bulunamamıştır. Bazı hayvanların bu tür uyaranlara çok hassas olmasına rağmen, gözlenen manyetik haberciler genellikle düşük genliklidir ve bunlara yüksek gürültü seviyeleri eşlik eder, yüksek frekanslı sesler ise depremin geometrik merkez üssünden (hiposantr) kısa mesafelerde ciddi şekilde azalırlar. Hayvanların algılama kapasitesinin bilinmesi, deprem habercilerinin teşhis edilmesinde kullanılabilecek bir strateji üretilmesini sağlayabilir. Sismik bölgelerde aşağıdakilerin ölçülerek daha ayrıntılı bir jeofiziksel araştırma yapılmasını tavsiye edebiliriz: (1) 10-50 Hz arasındaki frekanslardaki sismik dalgalar, (2) depreme bağlı elektrik alanı değişimleri ve havanın iyonizasyonu, ve (3) radon dışındaki sıkışmış gazların deprem sırasında ve öncesinde salınımı. Yapılacak daha ayrıntılı biyolojik çalışmalar ile (1) frekansı 50 Hz altında olan ses ve titreşimlere tepkiler, (2) elektrik ve elektrostatik değişimlerin hayvan davranışları üzerindeki etkileri, (3) kokulara verilen davranışsal tepkiler, ve (4) deprem öncesi raporlarda sıkça sözü edilip çalışmalara konu olmayan at, köpek ve tavuk gibi yaygın evcil hayvanların algılama kapasiteleri konularında daha fazla bilgi ve anlayışa sahip olabiliriz.

 

 

İÇİNDEKİLER

Giriş

Davranış biçimleri

Jeofiziksel uyaranlara karşı hayvanların hassasiyeti

Sesler ve titreşimler (öncü şoklar)

Elektromanyetik fenomenler

Küçük çatlakların açılması ve kapanmasına bağlı fenomenler

Yeraltı suyu seviyelerindeki haberci değişimler

Elektriksel direnç

Diğer öncü fenomenler

Tartışma

İnsanlardan ziyade hayvanlar tarafından algılanması muhtemel deprem habercisi jeofiziksel uyaranlar 

Belirli hayvan gruplarının yetenekleri

Gelecek araştırmalar için tavsiyeler



[1] Aynı zamanda Texas Üniversitesi Tıp Bilimleri, Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü’nde görevlidir.

Her hakkı mahfuzdur © American Geophysical Union