Sitenin proje çalışanları dışındaki kişilerce yoğun olarak ziyaret edildiği gözlenmektedir. Yanlış anlaşılmaya neden olmamak bakımından aşağıdaki açıklamalara gerek duyulmuştur.

AÇIKLAMALAR

1) Projenin niteliği ve mevcut durumu

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde "Elektrostatik Kayaç Gerginlik İzleme Yöntemi ile Deprem Tahmin Sistemi" isimli bir proje yürütülmektedir. Yapılan çalışmanın amacı elektriksel ölçüm yöntemleri ile bölgesel kayaç gerginliklerine ilişkin veri toplanması ve toplanan verilere ait örüntülerin değerlendirilerek olası depremler ile ilgili anomalilerin belirlenmesidir.

Proje'ye İTÜ dışında çeşitli üniversite ve bilimsel kuruluşlar da destek vermektedir. İki aşamalı bir çalışma yapılmakta olup birinci aşama depremlerin yaklaşık yer ve yaklaşık zamanlarının tahmin edilmesi üzerinedir. Bu amaçla Marmara bölgesinde 30 istasyonlu bir veri toplama sistemi kurulmaya başlanmıştır. Ancak depremlerin tahmini ile depremlerin erken uyarısı farklı aşamalardır. Birinci aşama tamamlanabilir ve toplanan verilerin depremler ile korelasyonu tatminkar bulunursa erken uyarı konusundaki çalışmaları içeren ikinci bölüme geçilecektir.

Erken uyarıdan söz edebilmek için olması muhtemel depremlerin yaklaşık büyüklüklerinin belirlenmesi gerekir. Şiddeti 2.5 üzerinde, günde ortalama 4 deprem olan ülkemizde başarılı bir tahmin sistemi kurulsa bile muhtemel bir depremin hasar vericiliği ayırt edilemez ise pratikte erken uyarı konusunda başarıdan söz edilemez. Projenin erken uyarı işlevi bakımından değerlendirilebilmesi için yeterli veri elde edilmesini beklemek gereklidir. Çalışmaların devamı sırasında elde edilen şüpheli durumlar da her an ayrıca değerlendirilmektedir.

2) Yapılan çalışmanın tekniği bakımından kısa özeti

Kayalar, mineral yapılarına bağlı olarak, başta kuvars (SiO2) olmak üzere çeşitli oranlarda piezoelektrik özellikli malzeme içerirler. Fay bölgelerindeki kayaçların uzun süreli gerginlik artışlarına ve kırılma sürecindeki gerginlik değişimlerine bağlı olarak piezoelektrik kaynaklı alan değişimlerinin yüzeyden izlenmesinin mümkün olacağı düşünülmektedir.

Yunanlı bilimadamları bu amaçla VAN adını verdikleri bir yöntem geliştirmiş ancak belirgin bir başarı sağlanamamıştır. VAN yönteminde toprak üzerindeki iki nokta arasındaki elektriksel potansiyel fark ölçülmektedir. Oysa toprağın elektriksel özellikleri, sismik kaynaklı alan değişimleri dışında, sıcaklık, nem ve basınç gibi çevre faktörleri ile de büyük oranda değişmektedir.

İTÜ'de başlatılan projede kullanılmak üzere yüksek duyarlılıklı, elektronik işaret işleme yöntemleri ile gürültü bileşenini en aza indiren bir sayısal ölçme düzeni geliştirilmiştir. Başta İstanbul çevresi olmak üzere Marmara Bölgesi'ne kurulan pilot istasyonlardan alınan veriler bir merkezde toplanarak zamana ve konuma bağlı örüntüler değerlendirilmektedir. Çalışma alanı olarak seçilen Marmara Bölgesi'nde istasyon adedinin kademeli olarak önce 30'a, sonra 60'a çıkarılması planlanmıştır.

Bölgesel minerolojik yapının değişkenlik göstermesi ve depremlerin istenilen anlarda oluşmaması sebebi ile bu tür çalışmalar uzun zaman alabilmektedir. Yaklaşık dört yıllık bir çalışma planlanmıştır. Son bir yılda alınan kayıtlar umut verici bulunmakla birlikte projenin sonuçlarını tartışabilmek için bir süre daha sabırla çalışılması gerekmektedir.

Ana Sayfa