Prof.Eyidoğan'ın Günlük Notları

28.10.2004 (Saat : 02:42)
Dün gece yarısına doğru İstanbul ve Trakya'dabir deprem hissettik. İstanbu'da bazi yerlerde ve özellikle yüksek binalarda istirahat durumunda olanlar bu depremi belirgin bir biçimde hissettiler. Hissettiğimiz bu sarsıntı Romanya'nın Karpatlar dağlık bölgesinin doğusunda Vrancea bölgesinde derinliği 95 km ve büyüklüğü 6.0 olan bir depremden dolayı oldu. Romanya'nın bu bölgesi derin ve dar bir alanda çok yoğun depremlerin oluğu bir bölge. Bundan 10 milyon yıl önce yerkabuğundan kopmuş bir yerkabuğu parçasının yer mantosu içine gömüldü. Yerkabuğundan kopan ve mantoya gömülen bu parça kırılma/parçalanma sürecinde olduğu için çok sayıda deprem üretme potansiyelini koruyor. 250 km ye kadar derinliklerde deprem üreten bu gömülü yerkabuğu parçası Romanya'nın en önemli deprem üreten ve tehlikeli bölgesi. 80 km ile 200 km arasındaki derinliklerde 7.7 e varan büyüklerde deprem üretiliyor. 1940 da 7.7. büyüklüğünde bir deprem160 km derinlikte olmuş ve büyük hasarlar yapmış. Ayrıca büyük ve derin olan bu tür depremler çok geniş alanlarda duyuluyor. Bu büyüklükte bir deprem yine olsa biz Trakya da ve İstanbul'da çok sallanırız.

Her zaman olduğu gibi biz yine tekrarlamak zorunda kalıyoruz. Bu deprem Marmara daki depremleri etkilemez. Hem uzak hem de Marmara daki jeolojik sistem farklı.

Dün iki gün süren ve Avrupa ve Orta ve Batı Asya da Tehlike ve Risk Yönetimi adlı bir uluslararası toplantıya katılmıştım. Bu toplantı da Romanya dan bilim adamlarının kendi ülkelerinin deprem tehlikesi ve afet yönetimi konularında sunuları vardı. Özellikle bu Vrancea bölgesinin ne kadar tehlikeli olduğunu ve gelecekte burada olacak bir büyük depreme başta Bükreş olmak üzere hazırlanma konusunda neler yaptıklarını anlattılar. Onlarında farkına vardıkları sorun risk yönetiminde organizasyon ve yeniden yapılanma eksikliği, halkın ve idarecilerin eğitimi konularında yoğunlaşıyor. Dünya Bankasının 0 faizle uzun süreli verdiği krediyi dahi yapıların rehabilitasyonu ve güçlendirilmesi için yeteri kadar kullanamadıklarından söz ettiiler. Deprem Güvenli yerleşimin gerçekleşmesinde en büyük unsur halkın bilinci ve katılımcılığı. Eğer yöneticiler doğru yolu saptayıp halka iyi şeyleri örnekleriyle gösterebilirlerse halk iyi şeylerin destekçisi olacaktır. Sorun bir noktadan sonra teknik veya finansal olmaktan çok sosyolojik bir olay durumuna dönüşüyor. Alibeyköy bunun en son örneği. Alibeyköy de 'sel' sözcüğü yerine 'deprem' yazarsanız depremle ilgili iyileştirme çabalarının nasıl sonuçlanacağı hakkında görüşe ulaşabilirsiniz.

Prof. Haluk EYİDOĞAN (E-Posta : eyidogan@itu.edu.tr)


Tarihi seçiniz :