1 Kasım 2005 (02:30)  [ ]

Aşağıda görülen son 3 günlük Sakarya grafiğinde mavi işaretli kutu günlük periyodik örüntünün son iki gündeki zamanlamasını göstermektedir. Örüntünün 30 Ekim 17:40'daki fazı 31 ekim'de 20:40'a denk gelmektedir. Diğer bir deyişle 27 saatlik periyot günlük 3 saat kaymaya karşılık düşmektedir. 1 Kasım  gecesi değişime göre bu durum teyid edilebilir. Bu değişim farklı etkiler altında cihazın bulunduğu bölgedeki elektromekanik prosesin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Bölgenin yapısına bağlı olarak periyodik kısmı bir tür imza oluşturmaktadır. Yeşil işaretli süreksizlik ise periyot dışı olup, ikinci gösterilen yeşil kutudaki örüntü ile benzerlik göstermesine rağmen ikincisi periyodun bir parçası olduğu için ilki gibi dik değildir. Yer kaynaklı olaylarla ilişkilendirmede periyodik bileşenin değişimine göre etkili olan fakat doğrudan gözükmeyen parçalar ayrıştırılmaktadır. Süreksizlikler ayrıştırması kolay olan kısımlar olsa da günler arası geçiş farkları ile elde edilen bileşen maruz kalınan etki hakkında fikir vermektedir. Genellikle bu etki geniş alanlı olduğundan uzak depremsellikle de ilişkilendirilebilmektedir. Örneğin 3 gün öncenin 2 gün önceye göre olan değişimi ile 2 gün öncenin 1 gün önceye göre olan değişiminin farkı örüntü olarak bölgesel ortak etkinin durumu ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Süreksizlikler ise genellikle daha dar alanlı lokal bir sonuçtur. Süreksizliklerin yakın zamanlı olabilmesi yine magmatik basınç ya da astronomik kuvvetler gibi makro ölçekli olayların geniş bir bölgede bir olasılık dağılımı içinde yakın zamanlı lokal etkiler gösterimi şeklinde yorumlanabilir. Ayın uzaklaşma periyodunda, özellikle 400.000km mesafeye erişilirken günlük yüzey gerilme farkında periyodik etki artmakta, yakınlaşma periyodunda ise düşmektedir. Bu nedenle uzaklaşma periyodunda anomali örüntüleri ile depremsellik arasındaki olasılık fonksiyonu arttırıcı yönde kompanze edilmekte, ters periyotta ise azaltıcı yönde kompanze edilmektedir. Bu yakınlaşma periyodunda deprem olmayacağı anlamına gelmez. Sadece eşit koşullardaki farklılaşmada yakınlaşma periyodundaki olasılığın diğerine göre daha düşük olduğu anlamına gelir. Bu koşul üzerinde çalışılan KAF'ın sığ depremleri için geçerli olabilirse de kıta şelflerindeki derin depremler için geçerliliği konusunda bir inceleme yapılmamıştır. Periyot dışı süreksizlikler de frekanslarına ayrıştırılmaktadır. Genellikle yakın kaynaklar frekans spektrumunda yüksek; uzak kaynaklar ise düşük kısma denk gelmektedir. Bunun bir sonucu olarak Hindistan depremi gibi çok büyük depremlerden önce istasyonların birlikte periyodik örüntüleri dışına çıkıp göreceli olarak düşük hızlı iniş vb ortak örüntüler gösterdiğine raslanmıştır.